Tarih Terimi Olarak Lahit:
Eski çağlarda içine ölünün içine yerleştirildiği, seramik, taş, ağaç ya da mermerden yapılmış mezarlardır.
Arkeoloji Terimi Olarak Lahit:
Antik çağda ölü gömme gelenekleri arasında ölünün koyulduğu sandık şeklindeki mezardır. Malzemesi ahşaptan, pişmiş toprağa, mermerden kireçtaşına kadar çeşitlilik gösterebilir. Genelde dikdörtgen olan lahitin dış yüzeyi ve kapağı çeşitli kabartmalarla süslenmiş olabilir.
Yapı-Dekorasyon Terimi Olarak Lahit:
Eskiden sinlerin üzerine konulan tabut biçimindeki taş.
Sanat Terimi Olarak Lahit:
1. Üstü tahta, taş, tuğla, mermer, bronz, kurun ya da pişmiş topraktan yapılan, içine ölünün yerleştirildiği, kapakla örtülü sanduka biçiminde özel mezar.
2. Ölülerin konulduğu taştan veya mermerden oyma mezar.
Turizm ve Otelcilik Terimi Olarak Lahit:
Taş veya mermerden oyma mezar.
Yazma Eser (Hat-Tezhip-Ebru-Cilt-Minyatür) Terimi Olarak Lahit:
Harç ile yapılan mezar, ölüleri koymaya mahsus sanduka yerinde kullanılır bir tabir.
Antik çağlarda insanların ölülerini gömdükleri, üzerlerinde figür, süsleme veya ölünün heykelinin bulunduğu küçük oda biçimindeki mezarlara lahit denir.
Önceleri yakılan ölülerin küllerinin saklandığı lahit ler, sonradan birer mezar olarak kullanıldı. Lahitlerin birer oda veya küçük ev biçiminde yapılması, ölülerin öbür dünyada yaşayacakları inancından gelir. Mısır da bulunan lahitler, ölü evi türünün ilk örnekleri sayılır.
Lykia lahitleri de, ölü evi biçiminde yapılan lahitlerin en eski örnekleri arasında yer alır. Bu lahitlerin, kubbe biçimi kapakları, ev cephesini andıran yanlarında kapı ve pencere boşlukları vardır. Bu tür lahitler Lykia da M.Ö. VI. yy.dan imparatorluk devrine kadar gelir. Sayda dan (Eski Sidon) getirilerek İstanbul Arkeoloji müzesine konan Lykia lahti bu türdendir.
İkinci türden lahitler hareon tipindedir. Bu türün en açık örneği Helenistik çağ eserlerinden İstanbul Arkeoloji müzesindeki, ağlayan kadınlar lahtidir. Kline lahitleri, daha çok ölünün odasındaki yemek masası veya yatağı durumundadır. Etruria da bulunan bir türe girer. Genellikle niş içinde duran bu lahitlerin iç tarafları süslüdür.
IV.-III. yy. lahitleri yemek sofrasını andırır. Kline türünden olan lahitler Frigya ve Paphlagonia da görülür. Zengin boyalı klineler daha çok Lydia da bulunur. İmparator Adrianus devrinden kalma kabartmalı anıtsal lahitler vardır. Bunların çoğunda yalnız görünen cephe, kabartmalarla donatılmıştır. Asya tipi lahitlerin kapakları birer yatağı andırır.
Üzerinde karı koca tasvirleri görülür. Bu tasvirlerde erkek, elini karısının omuzuna koymuş durumdadır. Başka bir lahit türü de Gırlandlı lahitler de, ortaya çıkar. Bu tür lahitlerin M.S. I. yy.da Anadolu da geliştiği, sonradan Mısır, Suriye, Yunanistan ve Roma ya yayıldığı ileri sürülür. Bu lahitlerin en gelişmiş örnekleri, köşelerinde bukranion (öküz kafası) tarafından taşınan girlandlarla süslü olanlarıdır.
Bu biçimin sunaklardan alınarak lahitlere uygulandığı sanılır. Gırlandlı lahitler önceleri natüralist bir üslupta yapılırdı. Sonraları bu süslemeler, belli ve değişmez nitelik kazanarak, usluplaştı. Bunların da kaynağı Anadolu dur, bu lahitlerin bellibaşlı özellikleri semardan biçimli kapaklarında görülür. Kısa yanlarında üçgen birer alınlık vardır. Alınlıklarında genellikle medusa başı ve rozas (gül bezek, yıldız bezek) tasvirleri yer alır.
Sözlükte lahit ne demek?1. Kenarları kagir, üstü kapak taşlarıyla örtülü mezar.
2. Taş ya da mermerden oyma mezar: ıskender lahdini ilk müzecimiz osman hamdi bey e borçluyuz. .
Firavunun açık lahitlerindeki boğuk yankıları dinledim.
- Y. K. Karaosmanoğlu
n. sarcophagus, tomb
Köken: Arapça
lahit nedir, Anlami.net sitemizde aradığınız soruların cevaplarını bulabilirsiniz, kelime anlamı, ne demek, sözlük anlamı, bulmaca cevapları, TDK sözlük,